Trafik ve kasko tekliflerinin çoğu aynı yerden başlar: müşteri ruhsatın fotoğrafını gönderir. Sonrasında personel plakayı, belge seri numarasını, model yılını ve şasi bilgisini tek tek okuyup portala yazar. Bu iş hem yavaştır hem de hata üretir — yanlış girilen bir hane, yanlış araca fiyat demektir.
Oysa yeni ruhsatlarda bilgilerin önemli bir kısmı karekod içinde durur. Fotoğraftaki karekod okunabildiğinde plaka, belge bilgisi ve kimlik alanları elle yazılmadan dolar; personelin işi kontrol etmeye iner.

Bunun acente açısından ölçülebilir üç faydası var. Teklif süresi kısalır; yanlış veri kaynaklı iptal ve zeyil azalır; ve mesai dışında gelen ruhsat fotoğrafı bekletilmeden işlenebilir. Müşteri açısından fayda daha basittir: yazışma yerine tek fotoğraf.
Her fotoğraf okunmaz elbette. Karanlık, bulanık ya da karekodu kadraja girmemiş fotoğraflarda sistem uydurmamalı, açıkça söylemelidir: 'kod okunamadı, ruhsatın karekodlu yüzünü net çekin.' Sessiz kalan bir sistem, müşteriyi cevap bekler hâlde bırakır — sahada en çok şikâyet edilen davranış budur.
Veri girişi ortadan kalkmıyor; yer değiştiriyor: insan yazmıyor, insan doğruluyor. Acentenin zamanı da tam buradan geri geliyor.
Tüm yazılar
