Tahsilatın acenteye uğramadığı modelde bile taksit, acentenin sorunudur. Çünkü müşteri taksidini unuttuğunda süreç hep aynı işler: şirket ihtar çeker, poliçe iptale düşer, araç teminatsız kalır — ve müşteri, 'beni uyarmadın' diye acenteye kızar. Haksız mıdır? Teknik olarak evet, ticari olarak hayır: müşterinin gözünde sigortasının sahibi sizsiniz.
Bu yüzden iyi acenteler taksit vadelerini kendi defterlerinde izler. Ama elle izlemenin sınırı bellidir: yüzlerce poliçede binlerce taksit satırı, Excel'in de hafızanın da üstündedir.

Sistematik kurulum: her poliçenin taksit planı sisteme işlenmeli, vadesi geçenler kendiliğinden bir listeye düşmeli, sabah rutininde o liste aranmalı. AcenteOn'de taksit planı poliçeyle birlikte oluşur; vadesi geçen taksitler hem ekranda hem sabah özetinde görünür. Müşteriye 'taksidiniz görünmüyor, kontrol edelim mi' demek, iptal ihbarından her zaman önce gelmelidir.
İnce ayrıntı: bu bir muhasebe kaydı değildir. Para acentenin kasasından geçmez; izlenen şey müşterinin şirkete olan ödemesidir. Amaç tahsilat değil, müşteriyi teminatsız bırakmamaktır — ve bu fark, KVKK'dan muhasebe düzenine kadar her şeyi sadeleştirir.
Tüm yazılar
